Androkom Derneği

Turizm

DOĞAL GÜZELLİKLER

İlçemiz doğal güzellikler bakımından Türkiye'nin zengin yörelerinden biridir. Ancak bu yöre, turizm açısından tanıtımı yeterince yapılamadığından dolayı yeterince turist çekememektedir. Tağar vadisi ve Çayı çevresi ile Keban Baraj Gölü kıyıları başlıca görmeye değer doğal güzellikleridir.

OLASI TURİZM ETKİNLİKLERİ

Antik yöreler: in delikleri, hamamlar, çeşmeler İnanç turizmi: Medrese, camiler, türbeler, kırklar dağı, kiliseler

RAFTİNG : İlçemizin Tağar çayı rafting için kusursuzdur.

KIŞ TURİZMİ Dağlar – yaylalar Foto safari: Keban Gölü çevresi ve kırsal kesim Botanik (bitki inceleme) turizmi: Kırsal Kesim Kamp-karavan turizmi: vahşi doğası Keban Gölü kıyılarında ve Tağar vadisi Sualtı dalış turizmi: Keban Gölü

OLTA BALIKÇILIĞI: Keban Gölüne dökülen akarsu ağızlarında

DAĞ TURİZMİ :Dağ ve doğa yürüyüşü: Her türlü kirlilikten, gürültüden ve stresten uzakta, grup veya bireysel olarak doğa ile başbaşa Keban Gölü Kıyısı kırklar dağı Bölgenin dağları barındırdığı av hayvanları, su kaynakları, ormanları, yaylaları ile yaz ve kış turizmi açısından önem taşımaktadır. Bölge, dağ ve doğa yürüyüşü ile kamp imkanları açısından ideal bir alandır. Kaya tırmanışı ve Yamaç paraşütü sporları için mükemmel alanlara sahiptir.

AV TURİZMİ: Çemişgezek av kaynakları ve av türü bakımından zengindir. Alabalığı, yaban keçisi, ayı, domuz, porsuk, sansar, su samuru, tavşan, keklik, yaban ördeği gibi av hayvanları yaşamaktadır. Tağar vadisi çevresinde dağ keçisi, karaca, ayı, porsuk, vaşak; ayrıca her yöresinde de keklik ve taşvan avlanabilmektedir.

SITES OF INTEREST: Çemişkezek bridges, Hamam-ı Atik (old bath), Uzun Hasan, Ferruh Şad Bey and Çoban Baba mausoleums, Ulukale Public Square Fountains

ÇEMISGEZEK (TAĞAR) KÖPRÜSÜ

Çemisgezek' in hemen yanında, Tağar çayı üzerinde ova köyleri ile bağlantıyı sağlayan bir köprüdür. Yakın zamana kadar ulaşım bu köprüden sağlanırken hemen alt tarafına yeni bir köprünün yapılmasıyla adeta emekliye ayrılmış ve dinlenmeye çekilmiştir. Köprü tek gözlü olup bir Osmanlı eseridir. Köprünün döşeme uzunluğu 29 metre, eni 4.35 metre olup kemer formu sivridir. Kemer uzunluğu ise 16 metredir. Su seviyesinden kilit taşına kadar olan yükseklik 9.2 metredir. Kesme taslarla yapılan köprü iki profillidir. Köprü başlarında dört tane kaba tas vardır ki birinin üzerinde bir vazodan çıkan üç servi motifi vardır.Miladi 1807 tarihinde Yusuf Ziya Pasa tarafından yaptırılan köprü 1856 da Diyarbakır Valisi Akif Pasa tarafından tamir ettirilmiştir.

UZUN HASAN TÜRBESI

İlçe de merkezi, Tekya mahallesinde bir kayanın üzerindedir.1572 yılında iki katli kesme tastan yapılmıştır. Kapı ve sütunları sade bir görünüme sahiptir. Küçük pencereli olan yapı, piramit çatı ile örtülüdür.Mükremin Halil'in Anadolu'nun Türkleşmesi kitabında yazılan kısımda: 1125te Emir Çubuk idaresinde bir Selçuklu ordusu Çemisgezek kalesi, Arapkir kalesini bir seferde zapt eder ve halkı buralara yerleştirir. Kendi oğullarından Pir Mehmet i buraya bırakır. Kılıççı oğullarının onların sülalesinden olduğu sanılıyor. Türbedeki kitabede dört isim vardır. Bunlar Pehlül Beyin çocuklarıdır. Türbenin alt kısmında yalnızca bir mezar vardır. Kitabesindeki tarih 95 olarak gösterilir. Fakat bazı tahminlerde tarihin 95 değil de 195 olduğu sanılır. Tarihin hemen ön kısmındaki silik kısmen zamanla tahrip olup dökülmüştür. Türbenin yapılışından çok uzun seneler geçmiş olduğu halde değerinden bir şey kaybetmemiş olduğu dikkati çekmektedir. Üstü çadır biçimindedir. Türk Çadırlarını andırmaktadır.

HAMAM-I ATİK (Eski Hamam)

İlçe de çarşı içinde bulunan yapının giriş bölümünde Türkçe ve Arapça yazılar mevcuttur.XV.yy' da yapılmış olup XVIII.yy' da onarılmıştır. Yöreyi elinde bulunduran Akkoyunlu lar tarafından yapılmıştır. Kesme ve moloz tasla tuğla karışımı yapılan hamamın küçük bir giriş yeri olup içerde küçük kubbeler halinde bölümler yapılmıştır. Üzerindeki Türkçe yazı 1762 yılında onarımı yapan Hacı Ali Ağa’ya aittir. 

HAMİDİYE MEDRESESİ

Medrese mahallesinde bulunmaktadır. İnşa edildiği tarih kesin olarak bilinmemekle birlikte kitabesindeki ifadeden Sultan II. Abdülhamit zamanında yapıldığı tahmin edilmektedir. Hamidiye Medresesinin temellerinin Selçuklular dönemine ait bir medreseye ait olduğu söylenmektedir. Başbakanlık arşivinde bulunan 1526 tarihli bir belgede “Süleyman Bey Medresesi” adıyla bir yapıdan bahsedilmesi bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Harput lu Hacı Hayri tarafından yazılan kitabe şu şekildedir; “Şah-i Faruk-i Siyer Hazret-i Sultan Hamid Etti bu medreseyi talibi ilme tesis Yazdı cevherle de Hayri kulu tarih-i selis Merkezi Feyz-i Ebed ola bu darüttedris” Hamidiye Medresesi uzun yıllar medrese olarak kullanıldıktan sonra, medreselerin kaldırılmasıyla bir dönem adliye binası olarak kullanılmış, özel şahıslara satılmıştır. Bina halen mesken olarak kullanılmaktadır.

İN DELİKLERİ

İn Deliklerinin incelenmesinde bu mağaraların yapıldıkları dönemde bölgede yaşayan insanların barınma ihtiyaçlarını karşıladığı kolaylıkla anlaşılır. Kayalara oyulan ev ve odaların yanı sıra kayaların arasından sızan suların toplandığı sarnıçlar ve daha yüksekteki odalara çıkmak için kayalardan merdivenler ve galeriler yapıldığı görülmektedir. Ayrıca zirai hasılatın muhafaza edildiği bölmelerde yapılmıştır. Çemişgezek kaya odalarının bugünkü sayısı yaklaşık 20 civarında dır. Yumuşak olan kayaların kopmasıyla bir kısmının yok olduğunu düşünürsek oda sayısının geçmişte daha fazla olduğu rahatlıkla söylenebilir. Odaların duvarlarında murç ve çekiç izleri, taşçı taraklarının izleri açıkça belli olmaktadır. Ancak duvarlarda herhangi bir yazıya ve freske rastlanmamaktadır. Yıllarca süren ilgisizliğin yol açtığı yıkıma rağmen 250 m. Yüksekliğindeki sarp kayalara oyulmuş bu odaların rasgele değil matematiksel ölçülere göre oyulduğu rahatlıkla anlaşılır. Çünkü odalarda 2.5 m. Genişlik ve 1.7 m. Derinlik ölçüleri esas alınmıştır. Uzaktan bakıldığında tren kompartımanlarını andıran İn Delikleri iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısma dışardan merdivenle çıkılır. Odaları, havuzu ve bir de penceresi bulunmaktadır. Bu havuzun içinde su mevcut olup derinliği 1.37 cm. dir. Kayalardan sızıp burada biriken bu su eksilmeden kalmaktadır. İkinci kısım çok dar olup ilk olarak bir bekleme yerine rastlanır. Burası geçildikten sonra merdivenlerle uzun bir koridora çıkılır. Koridorun sağında ışık için pencereler, bu pencerelerin tam karşılarında da oda kapıları yer alır. Bu odaların bir kısmı düz tavanlı, bir kısmı ise tonoz şeklindedir. Bu odaların en üstünde daha güç çıkılabilen diğerlerine göre daha genişçe tek bir oda vardır ki bu oda “Bey Odası” olarak adlandırılmaktadır. Kesin olarak tarihlendiremediğimiz ve ancak tasvirle yetinmek zorunda kaldığımız, tabiat güzelliği ile tarihin kaynaştığı bu kaya odalarının restore edilerek turizme kazandırılması gerekmektedir.

PULUR HÖYÜĞÜ

Pulur ( sakyol) köyünde bulunan Höyükte 1968 yılında yapılan kazılarda Tunç çağına ait kalıntılara rastlanmıştır. Toplu evlerden meydana gelen Höyükteki evler tas kerpiçten yapılmıştır. Dibek ve tas kabartmalara rastlamıştır. İşlenmemiş demir ve krom bulunmuş olup I.Ö 5000 yıllarına ait kalıntılar olduğu anlaşılmıştır.

Çemişgezek
64x64

Çemişgezek Tarihi

Devamı...
64x64

Coğrafi Konumu

Devamı...
64x64

Kültür Sanat

Devamı...
64x64

Ekonomi

Devamı...

Başkanımız

Belediye Başkanımız

Foto Galeri

  • SU TANKERİMİZ HAYIRLI OLSUN..
  • İzmir büyükşehir  Belediyesi 'ne teşekkürler
  • PARKE ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR..

Videolar

Etkinlik Takvimi

Belediye Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom
gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort